evren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2019 Cuma

Mekke çevresi bütün dünya değildir

Kuranın bütün kavimler için düzenlenmediğini,sadece Arap kavmi için düzenlendiğini görmüşlerdir.Ve bunu örtbas etmeye çalışmaktadırlar.
Sadece Arap Kavmine özel olan Kuranı,bütün Kavimlere gelmiş gibi göstermek için  hileler yapıyorlar.Bunlardan en çok bilineni seni ana kent mekke ve çevresine yolladık diyen ayetteki çevre kelimesine yanlış anlam vererek yapılanıdır.
Bu kutsal mubarek kitaptır.Onların ellerindekini doğrulayandır.Ana şehri(Mekke) ve çevresindekileri(havleha-حَوْلَهَا) uyarman için indirdik-Enam 92
Ayette geçen kelime havleha(حَوْلَهَا) kelimesidir ve civarı,yakını,yöresi gibi anlamlara gelir.Bu kelime Kuranda;bütün dünyayı kapsayacak bir kelime değildir.
Kelimenin geçtiği diğer ayetlere bakınca durum açıkça anlaşılıyor:
Çevrelerindeki(havlihim-حَوْلِهِمْ) insanlar kapılıp götürülürken,bizim (Mekke’yi) güven içinde kudsî bir yer yaptığımızı görmediler mi?-Ankebut 67
  Mekkenin çevresi demek bütün dünya demekse;o zaman Mekkenin çevresinden kaçırılan insanlar dünya dışınamı götürülüyorlar?Uzayamı götürülüyorlar?Mekkenin çevresini Araplar görüyorsa o zaman bütün dünyayımı görüyorlar?
Pabuçlarını çıkar Musa.Çünkü Kutsal yerdesin,tuvadasın-Taha 12
Ey musa bu ateş ve çevresindekiler(havleha-حَوْلَهَا) mubarek kılındı-Neml 8
Çevre bütün dünya anlamına geliyorsa;ateşin çevresi kutsal kılındı demek dünyanın her yeri kutsal kılındı demekmi?O zaman ateşin çevresinde ayakkabılarını çıkarması gereken Musa,bütün dünyada çıplak ayakla gezmek zorunda kalacaktır.Çünkü ateşin çevresi kutsal kılınmıştır ve çevre demek bütün dünya demektir gelenekçilere göre.
Aynı şekilde Mescidi aksanın çevresi kutsal kılınmıştır diyen ayetten bütün dünyanın tamamı kutsal kılınmıştır anlamını çıkarmaya benzer bu iş:
…Mescidi aksanın çevresi(havlehu-حَوْلَهُ) mubarek kılınmıştır-İsra 1
Onlar,bir ateş yakıp ışıklanmak isteyen kimseye benzerler.Ateş, çevrelerindeki(havlehu-حَوْلَهُ) şeyleri aydınlattı mı Allah,nurlarını alıverir de onları karanlıklarda bırakır,görmezler-Bakara 17
Şimdi ateş çevresini aydınlatır derken ateş bütün dünyayı aydınlatıyormu demeliyiz?Civarı,dolayları,yöresi anlamına gelen havle kelimesine bütün dünya anlamı vermenin böyle tuhaflıkları var.
Firavun çevresindekilere(havlehu-حَوْلَهُ) işitiyormusunuz dedi-Şuara 25
Firavun çevresinde(havlehu-حَوْلَهُ) bulunan ileri gelenlere dediki,o bilgin bir sihirbazdır-Şuara 34
Çevresi demek bütün dünya demekse o zaman Firavunun çevresindeki insanlar demek bütün dünya insanları demek mi?Firavun bütün dünyayamı seslenmiş oluyor çevresine seslendiğinde.
Onlara katı davransaydın senin çevrenden(havlike-حَوْلَِك) dağılır giderlerdi-Ali İmran 159
Çevre demek bütün dünya demekse,Muhammedin çevresinden dağılmaları demek dünya dışına savrulmaları,uzaya gitmeleri demek mi?Oysa bu kelime yakını,yöresi gibi anlamlara gelir.Yakınında olan ve fazla uzağında olmayan anlamındadır.
Arşının çevresinde(havli-حَوْلِ) melekler vardır-Zumer 75
Onlar arşı tutuyorlar çevresinde olanlar-Mümin 7
Onları cehennemin çevresine(havle-حَوْلَ) getireceğiz-Meryem 68
**************************
Ayrıca Mekkenin çevresinin Araplarla sınırlı bir çevreden ibaret olduğu bellidir:
Kent halkı ve çevresinde(havlekum-حَوْلَكُم) yaşayanlar Arap olan kimselerdir(min el Arabi-مِّنَ الأَعْرَابِ) ve içlerinden bazıları münafıklık içindedir...Tevbe 101
Kent halkı ve onun çevresinde(havlehum-حَوْلَهُم) olan Araplar(min el Arabi-مِّنَ الأَعْرَابِ),resulden geri kalmamalıdır-Tevbe 120
   Bu iki ayete genelde ayette olmayan bedevi kelimesini uydurup eklerler.Oysa bu ayetlerde bedevi kelimesi yoktur.Direkt Arap olan kimseler der bu iki ayet.
Kuran'ı Arapça indirdik ki,ana kent(mekke) ve çevresini uyarabilesin-Şura 7
Bu son ayet Kuranın Arapça inmesinin sebebi olarak Mekke ve çevresinin Arapça konuşanlardan ibaret olmasını gerekçe göstermektedir.Yani Mekke ve Çevresi Arapça konuştuğu için,Mekke çevresini uyaracak kitapta Arapça olmalıdır.Eğer mekke çevresi bütün dünya demek olsaydı,bu ayete bakarak bütün dünya Arapça konuşuyor sonucuna varmamız gerekecekti.Yani Arapların yöresi,yakın civarı anlatılıyor bu kelimeyle:Arapların yöresindeki şehirler kastediliyor.
Sizin çevrenizde(havlekum-حَوْلَكُم) olan şehirleride mahf ettik-Ahkaf 27
Çevre bütün dünya olsaydı o zaman bu ayet dünyanın bütün şehirlerini mahfettik anlamına gelecekti.Onun için bu kelimeye Arap yöresi,Arap coğrafyası anlamı vermenin ötesine geçmek çok saçma sonuçlar doğuracaktır.
************
TEK ANA KENT YOK PEK ÇOK ANA KENT VAR:Yani her kavmin bir ana kenti ve çevre kentleri var.Yahudilerin Kudüs,Arapların Mekke v.b.
Ve her kavmin ana kentine ve çevresine ayrı bir peygamber gerekiyor:
Rabbin memleketlerin ana kentlerine ayetleri okuyup anlatan peygamberler göndermedikçe,o memleketlerin halklarını helak etmez/sorumlu tutmaz-Kasas 59
Onun için bir kavmin ana kentinin çevresi bittiği yerde diğer kavmin ana kentinin çevresi başlar.Mekkenin çevresi bitince Kudüsün çevresi başlar.Tıpkı bir mescidin çevresi ile diğer mescidin çevresinin farklı olması gibi.Mescidi haramın çevresi ayrı Mescidi aksanın çevresi ayrıdır.
Kulunu Mescidi haramdan mescidi aksaya yürüttü.Mescidi aksanın çevresini(havlehu-حَوْلَهُ) mubarek kılmıştır-İsra 1
Aslında anlatılmak istenen bir kavmin her şehrine değil sadece ana kentine peygamber yollanacağıdır.Ana kente yollanan peygamberin o kavmin çevre kentlerinede yollanmış olacağıdır.
Dileseydik elbetteki her beldeye ayrı bir peygamber yollardık-Furkan 51
Ama hayır bunu yapmıyoruz diyor.Bir kavmin sadece ana kentine peygamber yolluyoruz diyor.

Kuran'da pek çok astronomi hatası var

Kuran'ın gök cisimleri ve hareketleri konusunda, evrenin yapısı ve işleyişi konusunda oldukça yanlış fikirlere sahip olduğu göze çarpmaktadır. Kuran;Dünyayı düz(sutıhat-sath) sanmaktadır.Göğü/uzayı nesnel bir tavan sanmaktadır.Yeryüzünü evrenin en aşağı kısmı sanmaktadır.Dünyanın kendi çevresinde döndüğünü bilmemektedir.Kütleçekimi hakkında yanlış bilgilere sahiptir.
- - - - - - - - - - - -
Allah 7 gök yaratmıştır ve bunlardan dünyaya en yakın olanını yıldızlarla süslemiştir.
-O,yeryüzünde olanların hepsini sizin için yarattı,sonra göğe yönelip onları yedi gök hâlinde düzenledi(Bakara 29-KURAN)
-Allah gökleri direksiz olarak yükseltti ve en yüksekteki göğe yerleşti(Rad 2 KURAN)
En yüksekteki 7.göğe kendisi yerleşiyor ve dünyaya en yakın olan birinci göğü yıldızlarla süslüyor.
-Biz dünyaya yakın göğü,bir süsle,yıldızlarla süsledik(Saffat 6 KURAN)
Bu yıldızlı gök(uzay) birinci göktür,onun üstünde 6 gök daha vardır.Yıldızlarla dolu bu gök(uzay) yerden yükseltildiği için yere düşmesi tehlikesi vardır Kuranda.
- ...göğü de o tutar,yer üzerine düşmesin diye(Hacc 65 KURAN)
Dünyayı evrenin en alt kısmı sanarsanız,göğü de dünyadan yükseltilmiş bir yer sanarsanız;göğün yere düşme tehlikesinin olduğu yanılgısına da düşersiniz.Görünen o ki;düz bir dünyanın üzerinde direksiz yükseltilmiş kubbemsi bir gök hayali var Kuran'da.Ve bu göğün yer üzerine düşme tehlikesi var.
  Kuran'ın göğün yerden yükseltildiğini söylemesi,dünyaya en yakın olan göğün yıldızlarla süslendiğini söylemesi çok yanlıştır.Çünkü yıldızlı gök dünyadan daha önce vardı.Hatta dünya bu yıldızlı uzay boşluğundan çekilen parçalardan oluştu.Kuran bunu bilmediği için,kütle çekimini bilmediği için,göğün yeryüzünden yükseltildiğini ve yıldızlarla süslü bir tavan yapıldığını sanıyor.
- Ve yükseltilmiş tavana and olsun(Tur 5 KURAN)
- Göğü Allah yükseltti ve düzenini o kurdu(Rahman 7 KURAN)
- Onu yükseltti ve onu bir tavan yaptı(Naziat 28 KURAN)
Tavan düz yada kubbemsi olur.Yuvarlak değildir.Oysa dünya yuvarlak olduğu için gök(uzay) dünyanın tavanı olamaz.Olsa olsa dünyayı her tarafından sarmalayan bir şey olur.Yani dünyayı düz sanan birinin ifadesidir göğü bir tavan olarak sunan ifade.
- ...gökleri direksiz olarak yükselten,sonra Arş'a istiva eden, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allah'tır(Rad 2 KURAN)
(Yani normalde yükseltmek için direk lazım,ama Allah bunu direksiz olarakta başarıyor.Direklere olan ihtiyaçtan bahsetmesi de çok komik,olayı ne kadar yanlış anladığını gösteriyor)
- Gökleri yarattı direkler olmaksızın(Lokman 10 KURAN)
- Ve göğü nasılda yükseltmişiz(Ğaşiye 18 KURAN)
Kuran,göğü(uzayı) yıldızlarla süslü nesnel bir tavan zannettiği için,yerden direksiz yükseltildiğini zannettiği için,onu sürekli Allah'ın tutması gerektiğini söylüyor(Hac 65).Aksi halde yer üzerine çöker.Tıpkı bir evin tavanının çökmesi gibi.
- Onlardan öncekiler de hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü(Nahl 26 KURAN)
- Biz,gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık(Enbiya 32 KURAN)

  Evreni bir ev gibi düşünen,dünyayı evin düz zemini,göğü de evin yükseltilmiş tavanı zanneden bir yanılgının içindedir Kuran.
- Göğü Allah yükseltti ve düzenini o kurdu(Rahman 7 KURAN)
- ...göğü de o tutar, yer üzerine düşmesin diye(Hacc 65 KURAN)

   Tabi burada gök yukarısı dünyada aşağısı konumunda sanılmaktadır.Oysa uzay bilgisi olan herkes bilir ki;Yukarısı ve aşağısı gibi kavramlar söz konusu değildir uzayda.Dünyayı evrenin en aşağısı zanneden biri için söz konusudur göğün düşme hareketi.(Zaten Arapça Dünya/deni kelimesi edna/en aşağı olan kelimesinden türetilmiştir. Ve en aşağıda olan anlamına gelir.Yani Kuran,gök yukarıda dünya aşağıdadır diyerek;kendinden öncekilerin dünyayı evrenin en alt zemini sanma yanılgısını sürdürüyor.Dünyayı evrenin en aşağısı zannettiği için;var olan her şeyin gök ve yer(dünya) arasında olduğunu sanıyor.
- Biz, göğü,yeri ve bunlar arasındakileri,oyun olsun diye yaratmadık(Enbiya 16 KURAN)
- Rabbinizden olan mağfiret ve eni göklerle yer kadar olan cennet için yarışın;o, muttakiler için hazırlanmıştır(Âli İmran 133 KURAN)

Yer’den kastedilen dünya gezegeni olduğuna göre,dünya da uzayda diğer gök cisimlerinden bir olduğuna göre “gök ile yer kadar” demek anlamsız bir ifadedir. Hatta bu ifadeden yerin en altta,uzayın ise üstte algılandığı anlaşılmaktadır.
- - - - - - - - - - - -
Ve Kuran Dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü bilmediği için,Güneşin doğup batması olayını Güneşin hareketine yoruyor.Oysa olay sadece dünyanın kendi etrafında dönmesi olayıdır.Bunu bilmeyen Kuran yazarı olayı Güneşin bir yere gidip gelmesi olarak sunuyor.
- Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi!İşte o zaman İbrahim:Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti.O da:Hayat veren ve öldüren benim, demişti.İbrahim:Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir,dedi.Bunun üzerine kafir apışıp kaldı(Bakara 258 KURAN)
   Görüldüğü gibi Güneş doğudan gelip batıya gidiyor sanmaktadır Kuran.Oysa olay sadece Dünyanın kendi etrafında dönmesidir.Güneşin dünya etrafında bir yere gidip geldiği yoktur.Yani Kuran kendi çağının astronomi cehaletini aynen paylaşmaktadır.
   Aslında dünyanın düz olduğunu direk söyleyen ayetlerde vardır Kuran da:
- Ve yeryüzünü düz yaptı (sutıhat-düz olan-سُطِحَتْ)(Ğaşiye 20 KURAN)
Ayette geçen sutıhat açıkça düzleştirmek,tepsi gibi düz kılmak anlamlarına geldiği halde,modern çevirilerde farklı anlamlar verilmeye çalışılıyor.Böylece olayın üstü örtülmeye çalışılıyor.İbni Abbas,İbni Kesir ve Celaleyn tefsiri,bu ayetler dünyanın düz(sutıhat-sath) oluşunu çok iyi anlatır demişlerdir.(Ayrıca bakınız Rad Suresi 3.ayet,Kurtubi tefsiri)
- Yeri bir döşek kıldık(Nebe 6 KURAN)
Döşek de yuvarlak değil düz bir şey'dir.Üzerine uzanacağınız düz bir zemini ifade eder.
- O’dur ki Güneş’i bir ışık yaptı.Ay ise bir nûrdur, ona birtakım konaklar da tayin etti ki yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz(Yunus 5 KURAN)
Ay’ın bir nur olmadığı sadece geceleri güneşten aldığı ışığı yansıttığı biliniyor.